Ko-Max Türkiyenin En Yeni Forumu

Hos Geldin Dostum !!!

Üye Ol

Daha Çok Yararlanma Fırsatına Kavus

Tolqa Akyol

Giriş yap

Şifremi unuttum

Profil Bilgileri

Hoşgeldin Misafir _________________________________ Toplam 0 Mesajın var _________________________________ Kayıt Tarihin _________________________________ 10 Gündür Yayındayız _________________________________ 197 Kayıtlı Userımız _________________________________ 14 Konumuz var _________________________________

En son konular

» Bireysel Maclar - Basvuru
Çarş. Nis. 27, 2011 10:44 am tarafından gencsimsek

» Clan Maçları - Basvuru
Salı Nis. 26, 2011 4:42 pm tarafından Ko-Max

» Ödev Kapağı Ve Herhangı 1 Konu Yazmak Icın Kapak
Çarş. Mayıs 26, 2010 12:37 am tarafından Ko-Max

» Nedir Bu Kişisel Sayfa ? Sizinde Bir Kişisel Sayfanız Olsun ...
C.tesi Mayıs 22, 2010 10:42 pm tarafından Ko-Max

» 14 yaşındayım nasıl tecrübe kazanırım
C.tesi Mayıs 22, 2010 10:40 pm tarafından Ko-Max

» Galatasaray Kurulus
C.tesi Mayıs 22, 2010 10:37 pm tarafından Ko-Max

» Futbolun Tarihçesi
C.tesi Mayıs 22, 2010 10:35 pm tarafından Ko-Max

» ~~~ Face Book Grubumuz Açılmıstır ~~~
Salı Mayıs 11, 2010 10:29 pm tarafından Ko-Max

» Evet iddaa hakkında muhabbeti burada yapabiliriz. Mesela bir maçta ilk 10 dakikada gol olursa o maç büyük ihtimalle alt biter. Bunun gibi deneyimlerinizi burada herkesle paylaşabilirsiniz
Çarş. Mayıs 05, 2010 7:04 pm tarafından Ko-Max

» İddaa hakkında muhabbet konusu ( tecrübelerinizi deneyimlerinizi anlatın )
Çarş. Mayıs 05, 2010 7:01 pm tarafından Ko-Max


    Futbolun Tarihçesi

    Paylaş
    avatar
    Ko-Max
    Admin
    Admin

    Cinsiyet : Erkek
    Zodyak : Koç
    Mesaj Sayısı : 64
    Kayıt tarihi : 01/05/10
    Yaş : 27
    Nerden : Turkey & İstanbul

    Futbolun Tarihçesi

    Mesaj  Ko-Max Bir C.tesi Mayıs 22, 2010 10:35 pm

    FUTBOLUN TARİHÇESİ
    İlk zamanlardan bu yana, küre şeklinde yuvarlanan cisimler bir oyun ve spor aracı olarak insanoğlunun dikkatini çekmiştir. Günümüzde de topla oynanan birçok oyun vardır. Ancak top oyunu denildiğinde genellikle ilk akla gelen oyun futbol olmaktadır.
    Günümüzde büyük kitlelerin ilgilerinin odak noktası olan futbol oyununun, ilk olarak nerede ve ne zaman oynandığı bilinmemektedir. Zamanımıza kadar ulaşan bazı tarihi buluntulardan çıkarılan sonuçlara göre, ayakla oynanan top oyunlarının Sümerlere kadar uzandığı görülmektedir. Yine aynı araştırmalarla M.Ö. 2500 yıllarında Çin’de, İmparator Huang – Ti’nin askerlerinin, toprağa dikilen iki direk arasından bir topu geçirerek yarışmak şeklinde idman yaptıkları ortaya çıkarılmıştır. Tarihe ışık tutan bir belge olan Kaşgarlı Mahmut’un Divan – ı Lügat’it Türk’ünün birinci cildinde, Hıtay – ı Name, Baybars Tarihi ve Ayasofya Kütüphanesi’nin 3029 numarasında kayıtlı çeşitli kitaplarda, Eski Türklerin futbol oyununun çok benzeri olan “tepük” oyununu oynadıkları ve bu oyunun kurallarının futbolun kurallarına çok benzediği açıkça belirtilmiştir.
    Eski Mısır Medeniyetini yansıtan duvar resimlerinde görülen, top oynayan insan figürleri de, futbolun o devirlerde oynandığını göstermektedir. Ayrıca Yunanlı şair Homeros’un “Odissea” adlı eserinde de top oyunlarından bahsedilmekte, Jül Sezarım dönemindeki Romalılar ile Harun Reşit yönetimindeki Araplar’ın topla oyunlar oynadıkları belgelerde yer almaktadır. Eski Yunan şehirlerinden Sparta’da, M.Ö. 100 yılında futbol belirli kurallarla oynanmıştır. On beşer kişilik takımlar arsında oynanan ve özellikle askerlerin önemli bir idman sporu olan bu oyuna, Yunanlılar “Episkyres” adını vermişlerdir.
    Günümüz modern futbolunun temeli olan “Harpastum” ise, Romalı askerler arasında oynanan ve “Episkyres”ten esinlenerek Yunanistan’dan alınan bir oyundur. Ayakla olduğu gibi, elle de oynanabilen bir futbol şekli olan Harpastum’da amaç; önce topu kapmak, sonra da el ve ayak vuruşları ile rakip savunma alanına götürmektir. Sert kurallara sahip olan Harpastum, Romalı askerlere savaş taktiklerini daha kolay uygulama ve manevra yeteneklerini geliştirme imkanı sağlamıştır. Oyuncuların aldıkları değişik görevler nedeniyle Harpastum, bugünkü futbol için bir çıkış noktası olmuştur. Şöyle ki, takımların sahaya dizilişinde ilerideki üç oyuncu, topu rakip çizginin ötesine taşımakla görevli “hücum hattı”nı oluşturmuş, hemen geride kalabalık bir “destek birliği” ve en geride de kale çizgisini koruyacak “muhafızlar” yer almıştır.
    Amerika’da ise futbolun izleri oldukça eskidir. İtalyanlar ve İspanyollar, futbolu Güney Amerika’ya götürenlerin kendileri olduğunu ileri sürmekteyseler de, Meksika ve Peru yerlilerinin, futbola benzer oyunlar oynadıkları bazı tapınak ve anıtlarda yer alan duvar kabartmaları ve heykellerden anlaşılmaktadır.
    Ortaçağda Romalı askerler ve Fransızlar tarafından oynanan “La Soule” oyunu, futbolla da büyük benzerlikleri olan bir oyundur. La Soule, Roma orduları sayesinde Galya’ya götürülmüş ve hızla yayılmıştır. Oyuncu sayısının sınırsız tutulduğu bu oyun, bazen aralarında büyük çekişmeler bulunan kasabalar ve köyler arasında bir üstünlük mücadelesi olarak ilgi görmüştür.
    Futbol oyununun Avrupa tarihi, büyük bir tartışma konusudur. Fransızlar, futbolun en ilkel şekillerinden olan La Soule’ü akıncı Normanlar sayesinde İngiltere’ye götürdüklerini iddia etmişler; buna karşılık İngilizler de bu oyunu kendilerinin Normanlardan önce oynadıklarını savunmuşlardır. İtalyanlara göre de futbolu İngiltere’ye Jül Sezar’ın lejyonerleri götürmüş ve Londra’daki halka bu oyunu öğretmişlerdir.
    Kaynağı ne olursa olsun, İngiltere’de futbol 12.yy’dan itibaren oynanmış, halk ve soylular tarafından çok sevilmiştir. Ancak zamanla kasabalar, köyler arasında büyük bir rekabete dönüşen futbol, kamu düzenini bozmaya başlayınca 13 Nisan 1314 tarihinde Kral II. Edward’ın buyruğuyla bütün ülkede yasaklanmıştır. Böylece futbol oyunu kötülenmiş, futbol oyuncuları da aşağılanmıştır. Tüm bu kısıtlamalar, İngilizlerin futbola olan sevgisini ortadan kaldıramamıştır. İtalya’ya sığınmış olan Kral II. Charles taraftarları olan soyluların, İngiltere’ye döndükten sonra İtalya’da gördükleri “Giyoca Del Calcio”yu yaymaya çalışmalarının da bunda rolü olmuştur. İtalyan futbolu olan “Giyoca Del Calcio” belirli kuralları olan ve günümüz futbolunu andıran bir oyundur. Tıpkı Eski Türkler’de tepmek, tekmelemek anlamını taşıyan “tepük” gibi “calcio” sözcüğü de İtalyanca’da tepmek, tekmelemek anlamını taşımaktadır.
    1583 yılında İngiltere’de futbol, ilk defa bazı basit kurallara bağlanmış, oyunda sertliği önleyici önlemler ile, hakem seçiminde yeni uygulamalar getirilmiştir. 1846 yılında Londra’nın Cambridge Üniversitesi tarafından kaleme alınan bu yenilikler, 1862 yılında biraz daha genişletilmiştir. Takımların on bir oyuncu ile karşılaşacağı, topa elle müdahelenin yasak olduğu ve ofsayt kuralından söz edilmesi, getirilen yenilikler arasındadır. Bu arada okullararası futbol maçları düzenlenmeye başlanmış ve 1857’de ilk futbol kulübü “Sheffield Club” faaliyete başlamıştır. 26 Ekim 1863 tarihinde de modern futbolun doğumunu müjdeleyen İngiliz Futbol Birliği (Footbaal Association) kurulmuştur. FA, futbol konusunda dünyada kurulan ilk milli federasyondur. 1862 yılında futbolun on birer kişilik takımlar arasında oynanması kararı alınmıştır. 1871’de kalecinin topu elle tutması, 15 kulübün katılımıyla FA Kupası karşılaşmaları, 1873’te korner atışlarının kabulü, 1875’te topa kafa ile vurma izni, 1888’de de İngiliz Profesyonel Futbol Ligi’nin başlaması önemli gelişmelerdir. Zaman içerisinde hızla yayılan futbolda, 1884 yılında profesyonelleşme gündeme gelmiş ve bunu 1888’de profesyonel futbol ligi karşılaşmalarının başlaması izlemiştir. Bundan sonra futbol, İngiltere’den Avrupa’ya ve tüm dünyaya yayılmış, 1886 yılında futbol kurallarının uygulanması, değiştirilmesi, anlaşmazlıkların çözülmesi için 1882 yılında kurulmuş bulunan INTERNATIONAL BOARD, en yetkili kurum olarak ulusal federasyonlarca tanınmıştır.
    Evrensel bir spor olan futbolda uluslararası karşılaşmaların artması üzerine, 1904 yılında Uluslararası Futbol Federasyonu (Federation Internatıonale de Football Associations) FIFA kurulmuştur. Futbol sporu, temelinde her ülkenin federasyonları ve en üstte FIFA’nın bulunduğu piramit şeklinde örgütlenmiştir. Merkezi Zürich’tedir. FIFA ve ulusal federasyonlar arasında beş tane konfederasyon yer alır. Bunlar UEFA (Avrupa Futbol Birliği), Güney Amerika, Kuzey Amerika, Afrika, ve Asya Konfederasyonu’dur. İnternational Board da FIFA bünyesinda yer alır ve 20 futbol adamından oluşur. Bu kurul değişmeyen futbol kurallarının çağdaş ölçülere göre uygulanmasını sağlamak için çalışmalar yapar. Federasyonlar, ulusal federasyonlar ve kulüpler FIFA’nın mutlak denetimi altındadır.
    Ulusal federasyonlar, kendi maçlarını kendileri düzenlerler. Bunlar genellikle şampiyonluk ve kupa maçlarıdır. Uluslararası müsabakalardan Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, Kupa galipleri Kupası, UEFA Kupası ve Avrupa Kupası, Konfederasyonların, Olimpiyat Oyunları Futbol Turnuvası ve Dünya Kupası ise FIFA’nın denetimi altındadır.
    FIFA tarafından düzenlenen ilk Dünya Kupası (Jules Rimet Kupası) maçları, 1930 yılında Uruguay’da yapılmış, aynı yıl Dünya Kupası karşılaşmalarının Olimpiyat Oyunları arasında dört yılda bir oynanması kararlaştırılmıştır. 1954 yılında kurulan Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA)’nın düzenlediği Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası 1956 yılında, Avrupa Kupa Galipleri Kupası ise 1963 yılında oynanmaya başlanmıştır.
    1970’li yıllardan sonra futbol maçlarında gözle görülür bir seyirci artışı olmuştur. Futbola ilginin artması, futbolun kalitesini yükseltmiş, yeni taktiklerin denenmesine neden olmuştur. Özellikle Avrupa futbolu büyük bir gelişme göstererek, Lâtin Amerika futbolunu gözden düşürmüştür.
    1985 yılında Heysel’de Liverpool – Juventus maçında çıkan olaylarda 33 futbolseverin hayatını kaybetmesi, Dünya futbol tarihi adına unutulmaz bir acıdır. Belçika’da meydana gelen ve İngiliz holiganların yol açtığı bu olay, İngiliz takımlarının beş yıl süreyle kupalardan uzaklaştırılmasıyla cezalandırılmıştır. 1990 yılında ise İngiliz takımları, kupalarda tekrar oynayabilme hakkını elde etmişlerdir.1988’de Katmandu Stadı çıkışlarının tıkanması nedeniyle 70 izleyici ölmüş, 1989 yılında ise İngiltere – Sheffield da tarihinin en büyük stad faciası yaşanmış, seyircilerin güvenlik tellerine takılarak ezilmesi sonucu 95 izleyici hayatını kaybetmiştir.
    1991 – 92 futbol sezonunda, oyunu süratlendirmek ve daha çok gol atılmasını sağlamak amacıyla FIFA, oyun kurallarını yeniden gözden geçirerek önemli değişiklikler yapmıştır. 1995 yılında Avrupa Adalet Divanı’nın Belçikalı futbolcu Bosman’ı haklı bulması Avrupa Birliği ülkelerinde transfer sistemini altüst etmiş, UEFA 1996 yılından başlayarak yabancı transferini serbest bırakmıştır.
    Her geçen gün yenilenen kurallarla modern futbol, seyiri hoş, hızlı ve bol gollü bir oyun haline gelmiştir.
    Futbolun Türkiye'ye gelişi

    Modern futbolun İngiltere'den çıkarak yayılması sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen İngilizler futbolu ülkemize sokan kişiler olmuşlardır. İstanbul, İzmir, Selanik futbolun oynandığı ilk 3 şehir olmuştur. Buralarda İngilizler futbol oynarken Rumlar da onlara katılmışlar ve hem futbol oynayanlar hem de takımlar önemli sayıda artmıştır.

    Osmanlı topraklarında ilk futbol maçının 1875'te Selanik'te oynandığı bilinmektedir. 1877 yılında ise İzmir'in Bornova çayırlarında futbol maçları yapılmıştır. Ancak, bu sıralarda Müslüman gençlerin futbol oynamaları hoş karşılanmayacağı için Türklerin futbol oynamaları için biraz daha süre geçmesi gerekmiştir. İzmir'de ilk futbol kulübü 1894 yılında İngilizler tarafından kurulmuş ve adı "Football Club Smyrna" olmuştur. İstanbul'da futbol oynanmaya başlanması ise ancak 1895 yılında Kadıköy ve Moda'da olmuştur.

    İzmir'den İstanbul'a göçen İngilizler burada futbol oynamışlardır. Buradaki Rumlar da futbola merak salmışlardır ve futbol İstanbul'da çok büyük bir hızla yayılmıştır. 1897, 1898, 1899, 1904 yıllarında İzmir karması ve İstanbul karması 4 maç oynamışlar ve bunların tümünü İzmir karması kazanmıştır. 1906 yılında Atina'da düzenlenen "Ara Olimpiyat"ta İzmir karması ve Selanik karması yer almıştır. İzmir karması bu turnuvada 2., Selanik karması da 3. olmuştur. İzmir karması İngilizlerden, Selanik karması ise Rumlardan oluşuyordu.

    Türklerin futbol oynaması

    Futbol oynayan ilk Türk 1898 yılında İzmir'de İngilizlerle beraber futbol oynayan Selim Sırrı Tarcan olmuştur. Ancak kendisine "İlk Türk futbolcusu" diyemeyiz. İlk Turk futbolcusu Fuat Hüsnü Bey'dir. İstanbul'da futbolu İngilizlerden görerek merak salan Fuat Hüsnü Bey, daha sonra arkadaşlarını ikna ederek ilk Türk futbol takımını kurmuştur. "Black Stocking" adı alan takım Rumlarla bir maç yapmış ve bu maçı 5-1 kaybetmiştir. Kaçabilenler kaçmış, kaçamayanlar yakalanmıştır ve böylece ilk Türk futbol takımının ömrü uzun olmamıştır. Fuat Hüsnü Bey daha sonra İngilizlerin kurduğu Kadıköy takımında "Bobby" takma adıyla oynamıştır.

    Türk futbolunda ilk kulüpler

    "Black Stocking" takımının başarısızlığından sonra Türkler uzun süre futbol oynayamamışlardır. Ancak, kimse de bu oyunun cazibesinden kendilerini kurtaramamışlardı. Türkiye'de kurulan kulüplerin hemen hemen hepsi futbol kulübü olarak kurulmuştur. Bir önemli istisna "Beşiktaş Jimnastik Kulübü"dür. İlk futbol kulübü ise "Galatasaray"dır.



    [b]İnsanoğlunun "top" ile oynamaya başlamasının tarihi çok eskilere dayanıyor. Mısır'da mezarlardaki duvar resimlerinde ayakla top oynayan insan figürlerine rastlanmıştır. Hatta bu zamandan kalma, 7.5 cm çapında deri veya ketenden yapılmış toplar 2500 yıl önceden günümüze kadar ulaşmıştır ve kimi müzelerde sergilenmektedir

    Homeros da "Odiesa"da top oyunlarından bahseder. M.Ö 2500 yıllarında da Çin'de yere dikilmiş iki mızrak arasından bir topu tekmelemek suretiyle geçirmeye çalışarak talim yapıldığı bilinmektedir.



    Orta Asya Türklerinin de kız ve erkeklerden kurulu karma takımlarla, topa elle dokunmadan, sadece ayak ve kafa ile vurularak rakip kaleden içeri atmaya çalışarak bir oyun oynadıkları kaynaklarda yer alıyor. İçlerinde Kaşgarlı Mahmut'un da bulunduğu pek çok tarihçinin kitaplarında da Türklerin oynadığı "Tepük" isimli bir oyundan bahsedilir. Bu oyunun söylenen kuralları günümüz futbolununkilere oldukça benzer. Elle oynamak yasaktır, Faullü hareketler tespit edilmiştir, top oyun alanının dışına çıkamaz...



    Futbol tarih boyunca hemen hemen bütün medeniyetlerde benzer biçimlerde boy gösterdikten sonra bugünkü haline en yakın seklini 17. yüzyılda İngiltere'de almıştır. Daha sonraki gelişimi ise şöyle gösterilebilir:



    1841 - Futbol topunun tam bir küre biçiminde olmasının kabulü.

    1848 - "Cambridge kuralları" adi altında futbol kuralları toplanmış ve bu kurallarla ilk futbol maçı Cambridge'de öğrenciler arasında ilk futbol maçının oynanması.

    1855 - Bir İngiliz takımının ilk kez yurt dışına çıkarak futbol oynaması ve böylece Almanya'da futbolun temelini atması.

    1857 - İngiltere'de ilk futbol kulübü Sheffield Club'in kurulması.

    1863 - İngiltere Futbol Federasyonunun ve böylece modern futbolun doğuşu.

    1870 - Portekiz'de oturan İngilizlerin burada futbolu yaymaya başlamaları.

    1871 - "Kral Kupası" veya "İngiltere Federasyon Kupası" nın başlaması.

    1872 - "İngiltere-İskoçya" , ilk milli maç.

    1875 - Kalelere üst direk konulması ve topa kafayla vurulmasına izin verilmesi.

    1876 - Korner kuralının kabulü.

    1879 - Glascow'dan Darwen'e para teklifiyle futbolcu getirilerek profesyonellik yolunun açılması.

    1882 - Futbol kurallarında değişiklik yapmaya yetkili "International Board"un kurulması.

    1885 - Profesyonelliğin İngiltere'de resmen kabulü.

    1886 - Ofsayt kuralının kabulü.

    1889 - Danimarka ve Hollanda'da futbol federasyonlarının kurulması.

    1890 - Futbol maçlarında tam yetkinin hakemlere verilmesi.

    1891 - Penaltının kabulü.

    1893 - Amerika'da ilk futbol federasyonunun Arjantin'de kurulması.

    1895 - İngiltere'de bayanların ilk futbol maçını oynaması.

    1899 - Sürenin 90 dakika, ölçülerin 118.4 x 91.4 olarak belirlenmesi.

    1901 - Sheffield United - Tottenham Hotspur federasyon kupası finalini 110.802 kişinin izlemesi.

    1902 - İngiltere dışında oynanan ilk milli maçta Avusturya'nın Macaristan'ı 5-0 yenisi.

    1903 - Averajın kabulü.

    1904 - Belçika, Fransa, Danimarka, Hollanda, İspanya, İsveç, İsviçre'nin FIFA' yı kurması.

    1906 - Kıtalar arası ilk milli maçta Güney Afrika'nın Brezilya'yı Brezilya'da 5-0 yenmesi.

    1907 - Kendi sahasında bulunan bir futbolcunun ofsayt sayılmamasının kabulü.

    1908 - Londra Olimpiyat Oyunları'nda futbolun ilk kez olimpiyat oyunlarında yer alması.



    FUTBOLUN TÜRKİYE'YE GELİŞİ



    Modern futbolun İngiltere'den çıkarak yayılması sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen İngilizler futbolu ülkemize sokan kişiler olmuşlardır. İstanbul, İzmir, Selanik futbolun oynandığı ilk 3 şehir olmuştur. Buralarda İngilizler futbol oynarken Rumlar da onlara katılmışlar ve hem futbol oynayanlar hem de takımlar önemli sayıda artmıştır. Osmanlı topraklarında ilk futbol maçının 1875'te Selanik'te oynandığı bilinmektedir. 1877 yılında ise İzmir'in Bornova çayırlarında futbol maçları yapılmıştır. Ancak, bu sıralarda Müslüman gençlerin futbol oynamaları hoş karşılanmayacağı için Türklerin futbol oynamaları için biraz daha süre geçmesi gerekmiştir. İzmir'de ilk futbol kulübü 1894 yılında İngilizler tarafından kurulmuş ve adı "Football Club Smyrna"olmuştur. İstanbul'da futbol oynanmaya başlanması ise ancak 1895 yılında Kadıköy ve Moda'da olmuştur. İzmir'den İstanbul'a göçen İngilizler burada futbol oynamışlardır. Buradaki Rumlar da futbola merak salmışlardır ve futbol İstanbul'da çok büyük bir hızla yayılmıştır. 1897, 1898, 1899, 1904 yıllarında İzmir karması ve İstanbul karması 4 maç oynamışlar ve bunların tümünü İzmir karması kazanmıştır. 1906 yılında Atina'da düzenlenen "Ara Olimpiyat"ta İzmir karması ve Selanik Karması yer almıştır. İzmir karması bu turnuvada 2., Selanik karması da 3. olmuştur. İzmir karması İngilizlerden, Selanik karması ise Rumlardan oluşuyordu.



    TÜRKLERİN FUTBOL OYNAMASI



    Futbol oynayan ilk Türk 1898 yılında İzmir'de İngilizlerle beraber futbol oynayan Selim Sırrı Tarcan olmuştur. Ancak kendisine "İlk Türk futbolcusu" diyemeyiz. İlk Türk futbolcusu Fuat Hüsnü Beyedir. İstanbul'da futbolu İngilizlerden görerek merak salan Fuat Hüsnü Bey, daha sonra arkadaşlarını ikna ederek ilk Türk futbol takımını kurmuştur. "Black Stocking" adi alan takım Rumlarla bir maç yapmış ve bu maçı 5-1 kaybetmiştir. Kaçabilenler kaçmış, kaçamayanlar yakalanmıştır ve böylece ilk Türk futbol takımının ömrü uzun olmamıştır. Fuat Hüsnü Bey daha sonra İngilizlerin kurduğu Kadıköy takımında "Bobby" takma adıyla oynamıştır.



    TÜRK FUTBOLUNDA İLK KULÜPLER



    "Black Stocking" takımının başarısızlığından sonra Türkler uzun süre futbol oynayamamışlardır. Ancak, kimse de bu oyunun cazibesinden kendilerini kurtaramamışlardı. Türkiye'de kurulan kulüplerin hemen hepsi futbol kulübü olarak kurulmuştur. Bir önemli istisna "Beşiktaş Jimnastik Kulübü"dür. İlk futbol kulübü ise "Galatasaray"dır.



    İSTANBUL KULÜPLERİ:



    Galatasaray Spor Kulübü



    Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) öğrencileri tarafından 1905'te kurulmuştur. İlk baslarda Kırmızı-Beyaz renkleri seçen Galatasaray, daha sonra Sarı-Siyah ve son olarak da Sarı-Kırmızı renklerle sahaya çıkmıştır. İlk maçını Barhau İngiliz gemisiyle yapan Galatasaray 1906-1907 sezonunda İstanbul Futbol Ligine katılmıştır. 1908-1909 sezonunda da bu ligde şampiyon olmuştur. 1911 yılında Romanya ve Macaristan'a giderek yurt dışında Türk futbolunu temsil eden ilk takım olmuştur. Bükreş'te Bükreş karmasını 11-1 yenmiştir.



    Fenerbahçe Spor Kulübü



    1907'de Kadıköy'de kurulmuştur. İlk olarak Sari-Beyaz renkleri seçen Fenerbahçe daha sonra Sari-Lacivert renkleri kullanmıştır. 1908-1909 sezonunda İstanbul Ligine katılan Fenerbahçe ilk şampiyonluğunu 1911-1912 sezonunda kazanmıştır. İşgal yıllarında düşman askerlerin takımlarına karşı aldığı başarılarla gönüllerde taht kuran Fenerbahçe Galatasaray'la birlikte en çok taraftara sahip iki takımdan biri olmuştur.



    Beşiktaş Jimnastik Kulübü



    1903 yılında "Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü" adıyla kuruldu. Barfiks, paralel, halter, güreş, boks ve aletli jimnastik, eskrim dallarında faaliyet göstermişlerdir. Bir süre sonra adi "Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü" olmuştur. Futbolun oynanması ise 1910'lu yıllarda başlamıştır. Önceleri Kırmızı-Beyaz olan renkleri daha sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirilmiştir. Çeşitli dallarda büyük basarılar kazanmasına rağmen Beşiktaş futbolda 1920'li yıllarda aldığı seri başarılarla adını duyurmuştur.



    Kadıköy Futbol Kulübü



    İngilizlerin kurduğu Kadıköy, İstanbul'un ilk futbol kulübüdür. 1905-1906 ve 1906-1907 yıllarında İstanbul Liginde şampiyon olmuştur.



    Moda Futbol Kulübü



    1903 yılında İngilizlerce kurulmuş, 1907-1908'de şampiyon olmuştur.



    Elpis Futbol Kulübü



    1904 yılında Kadıköylü Rumlar tarafından kurulmuş, ligde hiçbir zaman başarılı olamamıştır. IMOGENE FUTBOL TAKIMI İngilizlerin aynı adı taşıyan gezi gemisinin mürettebatının oluşturduğu bir takımdı. 1904-1905 şampiyonu oldu.



    Tatavla Heraklis Jimnastik Kulübü



    1896 yılında önceleri jimnastik, atletizm, güreş dallarında faaliyet göstermek üzere kurulmuştur, 1910'lu yılların sonunda futbol da oynanmaya başlanmıştı. Halen "Kurtuluş Gençlik Kulübü" olarak faaliyetinin sürdürmektedir.



    Anadolu Spor Kulübü



    1908 yılında Burhan Felek ve arkadaşlarının girişimiyle kurulmuştu. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.



    Vefa Terbiye-İ Bedeniyye Kulübü



    1908'de, üç takımın birleşmesiyle oluşan kulüp İstanbul'un belli başlı kulüplerinden biri olmuştur.



    Beykoz Zindeler İdman Yurdu



    Beykoz Sark İdman Yurdu ve Beykoz Zindeler Yurdu'nun birleşmesiyle oluşan kulüp, uzun yıllar başarılar kazanmıştır.



    Süleymaniye Terbiye-İ Bedeniye Kulübü



    1911 yılında kurulmuştur.



    Anadoluhisarı İdman Yurdu



    1912 yılında kurulmuştur.



    Hilal Spor Kulübü



    1912 yılında kurulmuştur.



    Telefoncular



    İstanbul Telefon Şirketinin İngiliz teknisyen ve isçileri 1912'de kurmuştur, 1914'te harp hali nedeniyle hükümetçe kapatılmıştır.



    Altınordu İdman Yurdu



    1910 yılında Galatasaray'a kardeş kulüp olarak kurulan Progress International, 1914 yılında bu adi almıştır. Dahiliye Naziri'ni başkanlığa getirerek hem mali destek sağlamış hem de hükümetten destek alarak cepheye asker yollamayan tek kulüp olmuştur. Mali yönden kuvvetlenince yaptığı transferlerle İstanbul liginde

    şampiyonluk da kazanmıştır.



    Pera Spor Kulübü



    1914 yılında bir Rum kulübü olarak kurulmuştur. Kurtuluş Savası sonunda kaçmayan Rumlar "Beyoğluspor" adıyla kulübün yaşamını sürdürmüşlerdir.



    İttihat Spor Kulübü



    1920'de Altınordu'dan ayrılanlar tarafından kurulmuştur. Ömrü pek uzun olmamıştır.



    Darüşşafaka



    Darüşşafaka Lisesi öğrencileri tarafından kurulmuştur.



    Beylerbeyi Spor Kulübü



    1919 yılında kurulmuştur.



    Makabi Spor Kulübü



    1913 yılında Museviler tarafından kurulmuştur. 1930'lu yılların sonunda faaliyetini bitirmiştir.



    Eyüp Spor Kulübü



    1917'de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.



    Kasımpaşa Spor Kulübü



    1921'de kurulmuştur. Halen faaliyetlerini sürdürmektedir.



    Topkapı İdman Yurdu



    1921'de kurulmuştur.



    Armstrong-Vickers



    1912'de Aynı adlı İngiliz firmasının memur, teknisyen ve isçileri tarafından kurulmuştur. 1914'te hükümetçe kapatılmıştır.



    Türk İdman Ocağı



    1912'de kurulmuştur. 1.Dünya Savaşı sırasında kapanmıştır.



    Sarıyer Spor Kulübü



    1923'te kurulmuştur.



    İstanbul Spor Kulübü



    İstanbul Erkek Lisesi Öğrencileri tarafından 1926'da kurulmuştur.



    Karagümrük Spor Kulübü



    1926'da kurulmuştur. Halen faaliyetini sürdüren kulüp büyük başarılar kazanmıştır.



    Feriköy Spor Kulübü



    1927'de kuruldu.



    Güneş Spor Kulübü



    1923'te çok güçlü futbolcularla kurulan kulüp 10 yıldan fazla bir süre varlığını sürdürdü.



    İZMİR KULÜPLERİ:



    Karşıyaka Spor Kulübü



    1912 yılında "Karşıyaka Terbiye-i Bedeniyye Kulübü" adıyla kuruldu. İzmir'in işgali sırasında tüm İzmir takımları gibi faaliyetlerini bir süre kestikten sonra yeniden canlanan Karşıyaka , öncelikle "Karşıyaka Gençlerbirliği" , daha sonra "Karşıyaka Spor Kulübü" adlarını aldı. 'K' , 'S' , 'K' harflerinin eski dilde okunuşlarından oluşan "KAF-SIN-KAF" sözüyle ölümsüzleşti ve Türk futbolunun en başarılı kulüplerinden oldu.



    Altay Spor Kulübü



    1914'te "Hilal" adıyla kuruldu. Kısa süre sonra "Altay" adını aldı. İşgal sırasında faaliyetlerine ara verdikten sonra yeniden çok güçlü bir şekilde futbola başlayan Altay, 1923-1924 sezonunda ilk İzmir Futbol Ligi'nin şampiyonluğunu kazandı. Daha sonraki yıllarda da başarılarına devam eden Altay 1. Profesyonel Futbol Ligi'nde 3 büyüklerden sonra en çok kalan takım ünvanına sahiptir. 2. lige düştüğü 2 sezonda da hemen o sene 2.lig şampiyonluğunu kazanarak 1. lige dönmüştür.



    İzmir İdman Yurdu



    1919'da Yunan işgali sırasında işgalcilere karşı bir hırsla kurulan kulüp, Rum takımlarına karşı aldığı başarılarla adını duyurmuştur. Çok ünlü kişilerin oynadığı futbol takımında eski başbakanlarımızdan Adnan Menderes de yer almıştır. İzmir kurtulduktan kısa süre sonra dağılmıştır.



    Altınordu Spor Kulübü



    1923'te Altay'dan ayrılan bazı futbolcular tarafından kuruldu ve kısa sürede büyük başarılar kazandı. İzmir'in en başarılı kulüplerinden biri olan Altınordu, günümüzde yaşadığı bazı sorunlara rağmen Türk futbolunda çok önemli bir yere sahiptir.



    Göztepe Spor Kulübü



    1925'te Altay'dan ayrılan bazı futbolcular tarafından Göztepe semtinde, Sarı-Kırmızı renklerle kuruldu. Kazandığı sayısız şampiyonlukların yani sıra Avrupa Kupalarında da çok büyük başarılar elde etti. Türk futbolunun en güçlü kulüplerinden biri olan Göztepe son yıllarda 2. ligden 1. lige çıkma uğraşı vermektedir.



    Üçok Spor Kulübü



    1937'de Altay, AltInordu, Buca kulüplerinin birleşmesiyle oluştu, 2 yıl sonra kapandı.



    Doğanspor Kulübü



    1937'de Göztepe, İzmirspor, Egespor kulüplerinin birleşmesiyle oluştu, 2 yıl sonra kapandı.

      Forum Saati Çarş. Kas. 14, 2018 8:41 pm